Ne önemlidir ne önemsiz bir sağa bir sola; bir sağa bir sola seçilip ayrılıyor. Gene bir ayrıma gelmişim, yadırgamıyorum. Akşam yemeğinden sonra içtiğim çayın ardından aşağı indim. Dedem de mutfaktan çıkıyordu; ben daha önce yemiş olduğum için yemeğimi, karşılaşmamıştık. Annem yanında, yürüme aleti eşliğinde kendi dairesine geçiyordu dedeciğim. "Bugün hiç yürüyemiyor deden," dedi annem. Bir iki hafta önce o aleti gördüğümde irkilmiştim. "İşte böyle böyle gelip yerleşiyor bu aletler yaşamımıza," diye geçirmiştim içimden. Hani, kocaman olaylar yaşanmıyor. İhtiyaç anında ortaya çıkıveriyorlar o aletler.
Annemle dedemi takip ettim. Yatak odasına ulaştık hep birlikte. Dedemin sürekli oflayan puflayan halinin bu ana gebe olduğunu biliyordum. Dedem yatağına oturdu. Annemle, ayağındaki terlikleri çıkardık... sonra da üstünde fazlalık oluşturan her şeyi. İlaçlarını tek tek içmek yerine, küçük bir kap içine toplayıp öyle alıyor dedem. Hep düşünüyorum neden böyle yapıyor. O'na uzatılan ilaçları neden direkt su eşliğinde tek tek ağzına alıp yutmuyor? Hep ama hep o kapta topluyor. Gene öyle yaptı. "Dede, uzan sen, ben sana bir masaj yapayım,"dedim. Annem çıktı odadan, "Ben sofrayı toplayayım, "diye. Dedemle yalnız kaldık. Dedem hala oturur durumdaydı yatağında.Teyzemin ağrıları için Almanya'dan getirdiği kremi aldım; açtım kapağını. Pijamasını dizlerine kadar sıyırdım; katladım. Kremi, dizlerinden ayak parmaklarına doğru sürdüm; yaydım. Dizlerinin çevresi şişmişti. Kaval kemiği de. Şişliklerden sonra ise incecik; ipincecik dökülüyordu kemikleri bileğine doğru. Ayaklarına ulaştı ellerim sonra. Onları da kremledim. Masaj yaptım. "Haydi, şimdi yat dede," dedim. Kendini zorlukla çekti yatağın üzerine. Yüz üstü uzandı. "Uyuyacak gibi yat dede.. tekrar pozisyon değiştirmek zorunda kalma uyuyakalırsan," dedim. "Haklısın, "dedi. Gene bir kaç hamle ile yastığına yerleştirdi yüzünü.
Sırtından başladım masaja. "Daha aşağısı," dedi. Daha aşağıya indim. Belinden, bacaklarına, bacaklarından, ayaklarına.. en son ayak parmaklarına. Krem de sürdüm yeniden. Gözlerim odasında dolaştı o an. Sol duvarda anneannem ve teyzemin en güzel resimleri vardı. O resimler yer değiştirmişti. Ada'dan gelen eşyalarla, dedemin dairesi yeni bir havaya kavuştu. İşte, resimler de o zaman yer değiştirdi. "Ah canım anneanneciğim, "dedim birden. "En güzel resmi," de dedim. "Bir çaresi illa vardır dede, sen yaşlısın diye iyi bakmıyor sana doktorlar değil mi?" dedim. "Evet, "diye onayladı dedem. "Ben bu akşam araştıracağım," diye söz verdim dedeme. Yeni bir doktor, yeni bir acı kesici ilaç...
"Vakti geldi gelmesine de.." dedi dedem. "Ay, dede saçmalama," dedim.
Dedeciğim saçmalıyor olsun istiyorum. Ama zaman bu durduramıyorsunuz.
Bu akşam o incecik kemiklerine dokundum dedemin, ah canım benim dedim.. Ah dedeciğim.. acıların bana geçse keşke en azından bu gece.
Ne önemlidir ne önemsiz bir sağa bir sola; bir sağa bir sola seçilip ayrılıyor. Anladın mı? Bu akşam anlamı olanlardan biriydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder