Roka salatamı yerken, mutluydum. Üzerine attığım minicik beyaz peynir parçası da beni mutlu etti. Bir minicik peynir parçası ile mutlu oluyorum. Çalıştığım yerde gittikçe daha da yalnızlaşıyorum. Gene köşelere kaçmaya başladım sigaramı içmek için. Muhabbet aramıyorum. Derin muhabbet arıyorum; onu da aramıyorum aslında. Gelsin beni bulsun istiyorum. Biraz önce U. ile konuştum. Özledim seni, dedim. Anladım ki ben sensiz olamazmışım, dedim. Ya, dedi, gördün mü, bensiz olmuyormuş. Güldük.
Yaz gelecek, yediğim salataların hediyesi olan şeyle, yazı karşılayacağım. Ne güzel... ne mutlu:)
Salatalar demişken, sayalım her gün en farklısından yediğim salataları. Vazgeçtim; üşendim. Suyu çok seviyorum. Sudan şeyler dediklerini anlamıyorum. Sudan şeyler, değerli olanlardır çünkü. Su akıp gider... Sizi yorması için ancak sizin onla derdiniz olması gerekir. Yazın dalgalarla kapışmaksa o dert, e gene dertten sayılmaz. Ya işte böyle aklımdan su geçiyor. Ne varsa alıp götürüyor. Ben anlasam belki anlayan da olur. Ama anlayan olursa ne olur? Hiçbir şey. Biraz karşılıklı güleriz. Az şey de değil hani. Üçüncü haftanın sonunda beşinci kilomu vermiş bulunuyorum. Aslında henüz üçüncü hafta da bitmedi. Ve... verilecek kilolar da bitmedi. Kiloları verip, sonra gene almıyor muyuz. Ne fena şey o.
Annem geliyor tak tak merdivende sesi ayaklarının. Onların dertleri de başka. Sülalenin haylaz çocuğunun, facebooktan "beni de" silip silmediğini merak ediyor. Tüm sülale şu an bu çocuğu konuşuyor. Kuzenimi. Yine her zaman olduğu gibi, ben az konuşanım. Ama belki bu akşam ben de konuşurum. Bazen sülaleyi, dolaş dolaş olmuş bir yün yumağı gibi görüyorum. Israrla açmaya; çözmeye çalışıyoruz o yumağı. Sanki, zorla yola getirilenden herhangi bir güven alınması münkünmüş gibi çabalıyoruz. Kuzen bu kez o yumağı dolaş dolaş yapan. O'na acıyorum. Acıdığım için belki de konuşmaktan kaçınıyorum. Bir insanın, kendisini bu derecede hiçe sayması-üstelik de diğerlerini hiçe saydığını sanırken- ne acınası durum. Kimse kötü niyetli değil, diyoruz. Ama... yıllarca üstüne gidilmediği için bazı sorunlar, aynı şimdi olduğu gibi acıya dönüşebiliyor. Birileri duyarsa ve duyar da üzülürse.. diye diye saklananlar. Açığa çıktığı noktada, acıya dönüşüyor.
Ben salata diyordum. Beş kilo diyordum. Evet, bunlardan söz etmeliyim. Salata... kilo.....
4 yorum:
kaç kilosun
Beş kilo daha azım:)
Ya kilo vermeye çalışanlara sinir oluyorum artık reca ediyorum yapmayın öyle güzel.
Sen güzelsin nerde fazla kilo???
Güzelim tabii ama kilosuz daha güzelim:) E senin o derdin yok ki.. tabii sinir olursun eşek seni:) MUAH!
Yorum Gönder